Pandemi Döneminde Yakın İlişkilere Ne Oldu?

alıntı

Dünya Sağlık Örgütü dünyaca yaşanan koronavirüs salgını dönemini pandemi olarak ilan etti. Pandemi ilan edilmesiyle beraber ülkeler ilk önlem olarak karantina sürecini başlattı. Pandemi süreci fiziksel süreci beraberinde getirdi. Ülkelerin yaşadığı pandemi sürecinin gerek ekonomik sıkıntılar gerekse bu sürecin getirdiği stresli yaşamla bireyler pek çok yönden etkilendi. Herkesin evde kalması gerektiği bu süreçte karantinayı birçok kişi ailesiyle ya da partneriyle geçirmiş ya da geçiriyor olabilir. Karantina süreci ve bu süreçteki stresin neleri etkilediği üzerine konuşulacak olunursa ilk önce stresin tanımını yapmak gerekir. Stres, kişilerin baş etme kapasitelerini aşan, psikolojik ve fizyolojik olarak bazı tepkilere neden olan bir uyarıcı olarak tanımlanabilir. Stresli olarak geçen pandemi süreci bireyi etkilemesiyle birlikte ilişkileri de etkiler hale geldi. Partnerden gelecek olan sosyal desteğe bireyler bu süreçte ihtiyaç duyuyor ya da duymuş olabilirler. İlişkilerimizi mutlu ve sağlıklı tutmak için yakınlık ve mesafeye güvenmekle birlikte bir yandan da stresli olunan zamanlarda bunun olumsuz yansıması partnere yönelik olabilir. Literatürde stres bulaşması olarak geçen bu durumda bireyin yaşadığı stresi sosyal ortamlardan ziyade en çok da partnerine gösterdiği bilinmektedir.1 Stres düzeyi normal olan bir birey ilişkisiyle ilgili sağlıklı düşünebilirken, stres düzeyi yüksek bireylerin ilişkide memnuniyetsizlik algıladığı da görülmüştür. Zorlu süreçlerde problem çözme, mantıklı düşünme gibi bilişsel kanalların kapanmasıyla ilişkiler hakkında olumsuz hissetmeye sürüklenen birey partneriyle nitelik olarak daha az vakit geçirebiliyor. Mizaç, cinsiyet, din ve dil farkı gözetmeksizin her bireyin başa çıkma davranışları farklıdır. Daha önceki zamanlara kıyasla partnerinizle birlikte pandemi döneminde aynı anda ve aynı şekilde başa çıkamayabilirsiniz. Bu bazı problemlere sebep olabilir. Karantina sürecinde sürekli aynı evi paylaşan çiftlere bakıldığında beraber geçirilen zamanın kalitesi bu durumdan dolayı azalmış olabilir. Partnerle iletişim kurmamak ve partnerin karakterine yönelik olumsuz düşünme eğilimi artabilir. Partnerle olan birlikteliğe yönelik çekimser tutumla birlikte fiziksel ve psikolojik olarak da ortaya çıkabilecek riskler fazladır. Bu risklerden bahsedilmeden önce partnerle karantina gibi dönemlerde evde olmanın sağlıklı bir şekilde geçmesi adına bazı öneriler vardır.2

Ev ile işi birbirinden ayırmak: Çift olarak çalışan bireyler iseniz karantina sürecinde evde olmak çalışma sistemini etkileyebilir.  Bu süreçte işe gidiyor gibi sorumluluklarınızı ev içinde yeniden planlayabilirsiniz. Ev ile işi birbirinden ayırırken çalışma alanlarınızı da buna göre ayarlamak partnerinizle karantina öncesi zamandaki düzeninizi devam ettiriyor hissi uyandırabilir.

Evin yükünü paylaşmak: Evde olmak ile birlikte daha önceden oluşmayan kadar şimdi ev işi olabilir. Partnerlerinizle bunu paylaşmak bireysel olarak üzerinize aldığını sorumluluğu hafifletecektir.

Beraber yapabileceğiniz yeni bir uğraş bulun: Pandemi dönemi öncesinden beraber yaptığınız aktiviteler size yeterli gelirken bu süreçte beraber geçirdiğiniz zamanın kalitesi sizi mutlu etmeyebilir. Bu süreçte literatüre bakıldığında yeni bir uğraş bulmak ve onu öğrenmek stres seviyesini dengeliyor. Seçtiğiniz işin zorlayıcı olması da ilişkinize olumlu bir etki sağlayabilir. Seçilen için kompleks bir yapıda olması zihni uğraştıracağı için olumsuz düşüncelere kapılma oranınız azalacaktır.

Yaşanan tartışmalarda partnerinizin de haklı olabileceğini unutmayın: Çin’de karantina sonrası boşanma oranlarından artış olduğu görüldü. Salgın süreci boyunca evde partnerinizle baş başa kalmak tartışmaları arttırabilir ve bu gibi durumlarda ani parlamalar ve karar vermeler görülebilir. Bu noktada bu sürecin geçici olduğunu unutmadan ani karar vermekten kaçının. Yaşanan tartışmalarda pandemi sürecinin ne kadar etkili olduğunu düşünün.

Yukarıdaki önerilerle birlikte bazı ilişkileri dengede tutabiliyorken bu süreçte özellikle ekonomik sıkıntı ile birlikte yaşanan stres fiziksel ve psikolojik şiddet ile kendini gösterebilir. Normal koşullarda çalışan erkek eve geldiğinde geçirdiği vakit kısıtlıyken şimdi evden çıkamıyor duruma geldi. Bununla birlikte toplumsal cinsiyet eşitsizliği de düşünüldüğünde ev içi işlerin görünür olması, eril baskı da beraberinde şiddeti getirdi. Dünya genelinde pandemi ile birlikte kadına şiddetin %30 oranında arttığı görülmektedir. Bununla birlikte Türkiye’de ev içi şiddet %38,2 oranında artmıştır. Geçen yılın mart ayı oranları ile pandemi sürecinin başladığı bu yıl ki mart ayı karşılaştırıldığında verilerde; fiziksel şiddet %80, psikolojik şiddet yüzde %93, sığınma evi talebi %78, hukuki destek verilmeyen şiddet vakalarında ise %96 artış oldu. Direkt yardım talebinin yanında bu dönemde kadına şiddete tanık olan kişilerin başvurusu ise %60 oranında arttı.3 Evde kal çağrısı ile birlikte şiddet görse de kadın bu süreçte destek istemekte çekindiği görülmüştür. Fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların darp raporu almak için hastaneye gitmeye çekindiklerinin belirtilmesiyle birlikte faille beraber aynı ortamda bulunduğu için de yardım çağıramadığını birçok kadın bu süreçte dile getirdi, getirmeye devam ediyor. Peki bu süreçte kadınlar ne yapabilir? Karantina döneminde ev içi şiddete maruz bırakılanların yapabilecekleri şöyle sıralanabilir;

  • Acil Yardım Talebi için 155 Polis, 156 Jandarma, 183 Bakanlık ve baroların destek hatlarını arayabilir.
  • Çocuğu olan bir aile iseniz ve partnerinizden şiddet görme durumunuz varsa çocuklara evde güvenli bir alan oluşturarak bu gibi durumlarda orda kalmaları gerektiği anlatılabilir ve bununla birlikte küçük yaştaki çocuklara polisi nasıl arayacakları öğretilebilir.
  • KADES, Kadın Destek uygulaması İçişleri Bakanlığı’nın bir uygulamasıdır. Faille aynı ortamda bulunuluyor ve telefon açmak riskli bir durum ise bunu telefona indirerek acil yardım butonu ile polisin konumlarına gitmeleri sağlanabilir.
  • Acil durumlar için bu süreçte üçüncü kişilerden destek alınabilir, bu süreçte üçüncü kişilerin ihbarı geçerli sayılaacaktır.
  • Acil durumlar karşısında 6284 sayılı yasadan yararlanmak istediğini belirten kadınlar adliyelerde tedbir kararı çıkartabilir.
  • Ev içi şiddet görüyorsanız ya da gören birini tanıyorsanız Aile İçi Şiddet Yardım Hattı’nı 0212/0549 656 96 96 numaradan arayabilirsiniz.
  • Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri 02129124243 başvuru hattı ve 05050041198 whatsapp destek hattı ile ev içi şiddet gören kadınlara destekte bulunmaktadır.

Çevirmen: Nazlıcan Ergün

KAYNAKÇA

1.Randall, A. K., & Bodenmann, G. (2009). The role of stress on close relationships and marital satisfaction. Clinical Psychology Review, 29, 105-115

2. Solomon , A. H. (2020). Under One Roof: Home Together During the Coronavirus Pandemic. Adresten alındı https://www.psychologytoday.com/intl/blog/loving-bravely/202003/under-one-roof-home-together-during-the-coronavirus-pandemic

3. Kadın Cinayetlerini Durdurağız Platformu (Mart, 2020). Adresinden alındı http://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/2901/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-mart-2020-raporu

4. Hegarty, K. & Tarzia L. (2020). Domestic Violence, Isolation and Covid-19. Adresten alındı https://pursuit.unimelb.edu.au/articles/domestic-violence-isolation-and-covid-19

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gönüllü Travma Ekibimiz Hakkında

“Travma bir güçsüzlük acısı, bir çaresizlik halidir.” diyor Judith Herman. Travma, ne kadar çok duyguyu, düşünceyi ve yaşanmışlığı içinde barındırıyor. Peki, nedir bu travma? Travma bizi nasıl etkiler? Travma ile nasıl başa çıkarız? Travma ile baş etmek için nasıl güçleniriz?