Çocukluk Travmasından Zafere: Jake Newton Hokey Kariyerini Nasıl Kurtardı?

Jake Newton, çocukken cinsel tacize uğramıştı. Zihnini esir alan olumsuz düşünceler onu UHL (Ulusal Hokey Ligi) kariyerine kadar takip ettiler ve nihayetinde profesyonel sıralamalar gelmeden önce bu düşüncelerle yüzleşmeye karar verdi. Şu an ise acısının üstesinden gelmiş bir şekilde, Avrupa devresinde hayatını yaşayabileceği en iyi şekilde yaşıyor.

O gece, Jake Newton’un kariyerinin en büyük gecesiydi ve yaşanan dehşeti göz ardı edemiyordu. Herhangi bir gençte de olabileceği gibi, sezon öncesi ilk UHL maçına çıkarken midesinde ona eşlik eden kelebekleri savuşturamuyordu. İçindeki kavgaya karışma ya da kaçma dürtüsü, bir şeyin veya birisinin ona zarar vermek için dışarı çıktığı hissi onun içten içe yaşadığı gerçek bir korkuydu.

O sırada 22 yaşında olan Newton’a, hayatının en büyük fırsatı önüne konulmuştu. Üniversiteden Scott Niedermayer’in emekliye ayrılmış olmasıyla birlikte Anaheim Ducks kulübüne imza attı ve böylece 6 metre 3 inçlik, 200 kiloluk disk hareket eden bir savunmacı oldu. 24 Eylül 2010’u 5 dakika geçmisti ki San Jose Shark ile sözleşme imzaladi. Newton, Ryan Getzlaftan gelen teklifi bir güç gösterisiyle toprağa gömdü  Bu, Newton’un daha önce deneyimlemiş olduğu herhangi bir şeyin tam tersi bir durumdu.  Bundan beş dakika sonra oyunun ilk kavgası patlak verdi. 21 saniye sonra bir tane daha. Ardından 13 saniye sonra bir tane daha. Ducks ve Sharks o gece altı kez birbirleriyle kavga ettiler. Her kavga patlak verdiğinde Newton korkuyla kaskatı kesilip, felç oluyormuş gibi hissediyordu. “Orada öylece oturup, ‘umarım kimse benden kavgaya karışmamı istemez’ diye düşünüyordum,” diye ifade etmişti sonrasında. “Bu takımda olmaya çalıştığım için, gerçekten evet demem ve bu adamla savaşmam gerekiyordu. Ama ben bir savaşçı değilim. Nasıl savaşılacağını bilmiyorum. Daha saldırgan olacak bir adam olsam bile, geçmişimde yaşadığım tüm şeyler bir kavgaya girince zihnimde tekrardan mevcut bir hale gelirdi.”

Kavga, Newton için asla sadece bir kavgadan ibaret değildi. Öfkeli bir erkek rakibe her baktığında,  gördüğü şey bir hokey oyuncusu değildi. Newton’un gördüğü tek şey çocukluğunda onu istismar eden kişiydi. Newton’un gördüğü tek şey kuzeniydi.

Bütün bunlar Newton, San Jacinto, Kaliforniya’da yaşarken beş yaşındayken başladı. Newton’un kuzeni 17 yaşındaydı ve Newton’un ebeveynlerinin gözünde Newton ve diğer küçük kardeşlerine okuldan sonra göz kulak olabilecek güvenilir bir aile üyesiydi. Bunun aksine, cinsel istismarın gerçekleştiği zamandı bu anlar. Newton o zamanlar çok küçük olduğu için, ebeveynlerine söylemenin yaşadığı dehşetleri durduracağını tahmin edemiyordu. Kuzenin sürekli olarak yaptığı şey Newton’a, ona zarar vereceği yönünde tehdit etmekti ki 5 yaşındaki bir çocuk için bu çok korkunç bir düşünce ve ihtimaldi. “Bir keresinde anne babamın evindeki basamaklarda yürürken o kadar net bir şekilde hatırlıyorum ki -annemin hala bugünlerde de yaşadığı ev- oturma odasına bakıyorum ve ona bakıyorum, kendi kendime, ‘gidip bunu yaparsam, 20 dakika sonra bu adam gelip beni dövecek.’ diye düşünüyordum hiçbir şey söyleyemeyeceğim düşüncesi beni çok korkutuyordu.”

Newton’un yaşadığı istismar 2 yıl boyunca devam etti. Eğer Newton’un büyük ablası olmasaydı bu durum daha uzun bile sürebilirdi. Anılarını zihninin derinliklerine gömdüğü için puslu olduğunu söylüyor, ancak hatırladığı kadarıyla, kız kardeşi bir gün eve erken gelmişti, kilitlenmemesi gereken ancak kilitli bir kapı görünce ve bir yolunu bulup kapıyı açtı ve kuzenini eylem üzerinde yakaladı. Bu çocuk gözaltı tesisine gönderilmek üzere tasfiye edildi. İstismar sona ermişti ancak uzun vadeli hasar yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştı.

Newton, istismardan sonraki yıllarda hiçbir profesyonel destek almadı. Çok fazla çözülmemiş travma ile gençlik yıllarına olgunlaştıkça duygusal problemler yaşamaya başladı. Neredeyse her gün ani ve hızlı ruh hali değişimleri yaşıyordu. O zamanlar kendini son derece duygusal, her şeye çabucak ağlayan biri olarak tanımlıyor. Yine de duygularıyla savaştı ve meşru bir hokey oyuncusu olarak yükselmeye başladı. Bundan bir yıl sonra, ABDHL (Amerika Birleşik Devletleri Hokey Ligi) All-Star Oyununda Lincoln Yıldızlarını tekrar temsil ediyordu. 2009-10’a gelindiğinde Northeastern ile NCAA (National Collegiate Athletic Association) all-rookie adlı takımı kurdu. “Ducks” işte o zaman ortaya çıktı.

Newton kariyerinde yükselişi sırasında zihninin içindeki şeytanlarını geri plana itip, kilitlemek için elinden geleni yaptı, ancak gizli kalmadılar. Buz üzerinde herhangi bir şey şiddetlenmeye başladığında direkt kuzeni gözlerinin önüne geliyordu ve “anında küçük Jake beliriyordu” dedi. 2010’daki savaş dolu UHL sezon öncesi maçından bir gün sonra, Ducks Newton’u AHL Syracuse’a gönderdi. Ancak asla geri gelmedi. Gelecek sezon Colorado’ya transfer edildi, daha sonra UHL’den HŞL’ye (Hokey Şampiyonlar Ligi)  indirildi ve işte o zaman zihnindeki kötü düşünceler ve şeytanlar onu gerçekten alt etti. Allen Amerikalılar, KAHL’de (Kuzey Amerika Hokey Ligi) Frisco adlı bir sınır kasabasından çok uzak olmayan Teksas’ta oynadı ve Newton’un yakınlarda çok fazla arkadaşı vardı. Yoğun bir şekilde alkol tüketmeye başladı. Tütün çiğneme bağımlısı oldu. Karısını aldattı. Çocukluğundan gelen dehşeti baskılayan her şey, yaşadığı acıyı öldürmek istemesine neden oldu ve bu, hokeydeki fırsatlarını yok etmek ve ona en yakın insanlara zarar vermek demekti.

2011-12 sezonundan sonra önemli bir dönüm noktası yaşadı. İyileşmeyi seçti. Karısıyla çift terapisi de dahil olmak üzere haftada birkaç kez yoğun tedaviye başladı. Çocukluğundan beri zihninde gömülü olan hatıralarını ortaya çıkardı. Geçmişinin, hokey geleceğini nasıl etkilediğini, onu çekingen hale getirdiğini ve hayatındaki tüm ilişkileri neden kendi kendine yıkıcı davranışlarla sabote ettiğini anlamaya başladı.Yardım alma seçeneğini seçmesi Newton’ın hayatını kurtardı. 2012-13 yıllarından itibaren Avrupa saflarında yükselmeye başladı. İtalya Ligi’nde şampiyon ve lig MVP’si oldu. Aynısını Fin Liiga’ya (Finlandiya Elit Ligi), ve daha sonra Çek Extraliga’ya yaptı.

Buz hokeyi sayesinde iyileşmek ona buzda yardımcı oluyordu. Yine de her şey tamamen yolunda gitmiyordu. O ve karısının iki çocuğu vardı ve ülkeden ülkeye sürekli bir seyahat durumunda olmak hayatlarını zorlaştırıyordu. Sonunda, karısı ona ya onunla ve çocuklarıyla eve gelip onlarla kalması ya da tek başına Avrupa’da kalması konusunda bir ültimatom verdi. Newton en iyi gelir kaynağını korumak zorunda olduğuna karar verdi ve bu yüzden onları geride bıraktı. O zamanlar zihinsel olarak hala huzurlu olmadığını fark etti ve kendini keşfetme yolları aramaya başladı. Yogaya başladı ve Michael A. Singer’ın “The Untethered Soul” adlı kendini yansıtma ve meditasyon hakkında bir kitabın bağımlısı oldu. Newton yavaş yavaş hayatındaki sorunlarla başa çıkmanın farklı bir yolunu keşfetmeye başladı: bu, problemlerinin onu duygusal olarak yönetmelerine izin vermemek ve kendisinin kendi mutluluğunun kaynağı olması gerektiğini anlamaktı. İşe yaramıştı. Hayatı boyunca asla yapabileceğini düşünmediği bir kendini sevme seviyesine ulaştı. Ve şimdi, Norveç’te oynarken, karısından boşanarak, kendisi hakkında en iyi hissettiğini ve çocukları da dahil olmak üzere sevdikleri üzerindeki olumlu etkisini hissediyor.

“Şimdi dürüst olmak gerekirse, hayatımda hiç bu kadar iyi bir yerde bulunmamıştım,” diyor Newton, şu an 31 yaşında iken, 2019-20 sezonunda. “Ve ben bunu çocuklarımdan 5.000 mil uzak olarak ve onun getirdiği zorluklara rağmen diyorum.” Newton kendisini tamamen zihinsel sağlık hakkında daha fazla bilgi edinmeye, zihnini kontrolünün ötesindeki yaşam olaylarına farklı tepki göstermeye ve kendi doyumunun kaynağı olmaya adadı. Newton, “Üstümüze yüklenen tüm sorumlulukları bir kenara bırakarak, aynaya bakmamızı ve kendimizi koşulsuz sevmemiz bize hiç öğretilmedi” dedi. “Mutluluğumuzun sorumluluğunu partnerlerimize, arkadaşlarımıza veya ebeveynlerimize üzerine yükledik. Elbette bunu arada sırada yapabileceklerdir , ama eğer bunu kendi kendiniz başaramıyorsanız, kendinizi geliştirmediyseniz, bu içsel mutluluğu hissedebilmek için her zaman o insanlara ihtiyaç duymaya devam edeceksiniz. Eğer bunu kendiniz yapabilirseniz, hiç kimseye ihtiyacınız olmayacaktır. Şu an onları hayatınızda istiyorsunuz çünkü sizi büyütüp, yükseğe çıkmanıza yardımcı oluyorlar.”

Newton, o zamandan bu yana akıl sağlığı koçu oldu. Cinsel istismar travması ile başa çıkmayı tartıştığı “RAV: Raw, Authentic ve Vulnerable” adlı bir podcast’in sahipliğini yapıyor. Instagram’da her gün ilham verici videolar yayımlıyor. Tıpkı onda olduğu gibi ruhlarını kaybeden insanlar için birebir oturumlar düzenliyor, -oyuncularıyla bağlantı kurmak isteyen antrenörlerden, emekli gizli servis yetkililerine kadar herkesin katıldığı.

Kendi arkadaşları üzerinde de etkileri oldu tabii ki, Kaliforniya’da büyüyen ve Newton’u idolize eden ondan 3 yıl büyük/kıdemli olan Alex Barron gibi. İkisi hayatlarının daha sonraki aşamalarında bir araya geldi ve Alex Barron, Newton’un önceden yayılan, parti insanı yaşam stilinde yaşayan biri ile mücadele eden biri olarak ne kadar farklı olduğuna inanamadı. Newton’un bu versiyonu güçlü, çalışkan, disiplinli ve üstesinden geldiği tüm sorunları tartışan barış içinde olan açık bir kitaptı. Alex Barron, “Dürüst olmak gerekirse bu adamdan daha fazla sıkıntı çeken bir adamla hiç karşılaşmadım,” diyor. “Sezondan sonraki sezon akıllara durgunluk veren bir zaman olur. Bazen sadece ona sormak istiyorum, ‘Jake, iyi misin? İyi olduğuna emin misin? Dostum, oraya uçacağım ve sonra takılalım ve sadece bunun hakkında konuşacağız.’ derdim ama o, ‘Hayır, Alex, iyiyim’ gibi yanıtlar veriyor. Yaptığı iç değişiklikler bu. Bunu koyabilmenin en iyi yolu, hayatta bir emektar olmaktır. ”

Alex Barron, Newton’u, oğlu ve kızının etrafındayken küçük bir çocuk gibi olan şaşırtıcı ve kendini onlara adamış bir baba olarak tanımlıyor. “Sürekli komik biri, güneşli bir enerji topu, hiçbir sebepten dolayı asla gömlek giymeyen ve gecenin ortasında sadece arayı kapatmak için arayan bir adam olduğunu” ekliyor Alex Barron.

Alex Barron, onun bambaşka bir seviyede faaliyet gösterdiğini söylüyor ve ekliyor, “Sanırım sabah 3:30 ya da 4:00’de uyanıyor. Batı Yakası’ndayım, bu yüzden burada sabah 1 gibi oluyor. Beni arıyor ve ‘Ne yapıyorsun dostum?’, ‘Uyuyorum dostum. Ya sen?’ diyorum ve o da ‘Bilirsin, güne başlıyorum. Yaklaşık iki saat boyunca meditasyon yaptım. ” diyor bana.”

Newton, Alex Barron’a hala yanında kendisiyle taşıdığı önemli bir dersi öğretmiştir: Birinin hayatındaki felaket olaylarını bir trende araba olarak tanımlayan bir metafor. Tren gidiyor: Eğer kendinizi dahil etmeye çalışırsanız veya hareketli trene atlarsanız, incinirsiniz. Sabırlı bir seyirci olmak, arabaların uçmasını izlemek, doğru zaman geldiğinde tepki vermeyi beklemenin daha iyi olduğunu belirtiyor. Alex Barron, onunla takımının uyuşmuyormuş gibi hissettiğinden, Alman DEL’in ikinci kadrosunda zorlu bir yılı geçmek için bu metaforu kullandığını belirtiyor.

Kendini sevmeyi ve hayatındaki her şeyi farklı şekilde işlemeyi öğrendikten sonra, Newton kabus gibi geçen çocukluğunu tekrar ziyaret edebildi. Çocuklarını bir bebek bakıcısıyla bırakmak zorunda kaldığında hala duraklıyor ve tereddüt ediyor, ancak diğer insanlara daha fazla güvenebilmek için hala çaba sarf ediyor. Çocukluğunda ona duygusal ve fiziksel anlamda işkence çektiren kişi hakkında bir derece affetme hakkında konuşuyor. Yıllar önce “biraz etkileşim oldu” diye açıklıyor Newton, eski karısının kuzenine ulaşmasından sonra aralarında olumsuz bir karşılaşma olduğunu, ancak o zamandan bu yana çok değiştiği için, bunu yeniden yapmaya açık olacağını söyledi. “Aklımda görüntüler var, manzaralarım var, seslerim var, tadı var, hepsi burada” dedi. “Ama bütün bunları düşünebilirim. Hepsini burada aklımda tutabilirim ve onu takip eden herhangi duygusal bir tetikleyici olmaz. Acı yok. Üzüntü yok. Öfke yok.”

“Onun hakkında düşündüğümde tek düşündüğüm, bugün onunla tanışmak isterim. Ona sarılır, elini sıkar ve onunla konuşurum. Herhangi bir kızgınlıktan dolayı değil, nasıl yaptığını bilmek istemenin saf merakından, çünkü aynısı ona da oldu. O da cinsel tacize uğradı. Ve bu nedenden dolayı, onun da acı çektiğini biliyorum. Bana yaptığı şeyin yanlış bir davranış olduğunu biliyor olmasına rağmen, bunu normal bir davranış olarak görüyordu, çünkü bu ona yapılan bir şeydi ve büyük olasılıkla ona bunu yapan kişi onlara da yapmıştı.”

Newton, çok az insanın hayal edebileceği bir cehenneme katlanmak zorunda kaldı. Şimdi az sayıda insanın başarabileceği bir aydınlanma ve affetme seviyesine ulaştı. Buza her bastığında kendini hayattaki en zayıf kişiymiş gibi hissettiği bir hayat geçirdi. Şimdi Newton nereye giderse gitsin, hem iç dünyasında ve hem de dışarıda en güçlü kişi kendisinin olduğunu bildiği bir hayat sürüyor.

Çevirmen: Nisa Özlem Kaya

KAYNAKÇA

https://thehockeynews.com/news/article/from-childhood-trauma-to-triumph-how-jake-newton-saved-his-hockey-career

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gönüllü Travma Ekibimiz Hakkında

“Travma bir güçsüzlük acısı, bir çaresizlik halidir.” diyor Judith Herman. Travma, ne kadar çok duyguyu, düşünceyi ve yaşanmışlığı içinde barındırıyor. Peki, nedir bu travma? Travma bizi nasıl etkiler? Travma ile nasıl başa çıkarız? Travma ile baş etmek için nasıl güçleniriz?