Askerleştirilmiş Polis Üniformasının Çarpık Psikolojisi

Polise güvensizliğin yaygın olduğu bir dönemde, üniforma görevlilerinin giydiği, korumaları gereken topluluklarla ilişkilerini daha da zorlayabilir. George Floyd’un ölümüyle birlikte protestolar ABD genelinde yoğunlaştıkça, birçok polis memuru klasik mavi veya siyah üniformalarıyla kalabalıklar ile yüzleşmemektedir. Bunun yerine, kıyafetleri çok daha agresif olur.

Cumartesi günü Minneapolis’te, eyalet polisi coplarını, yüz siperlikli kasklarını taktı ve diz üstü botlar ile birlikte kurşun geçirmez yeleklerini giydiler. Aynı gece Seattle, Washington’da, King County Sheriff departmanı üyeleri, kamuflajlar, omuz ve dizlik koruyucuları ve gaz maske gibi görünen şeyler ile şehri devriye gezdiler. Wichita Eyaleti’ndeki ceza adalet okulunda profesör olan Michael Birzer, aynı zamanda eski polis memuru, “Polis memurları karanlık savaş kıyafeti üniformaları giydiğinde ve onlara M14 ve M16 tüfekleri taşıyıp kamuflaj giyen Ulusal Muhafızlar katıldığında ortam adeta savaş bölgesine benziyor.” diye ifade ediyor. “Polis bir güç gösterisi yansıtmak istiyor ve bunu yapmanın bir yolu da sırf üniformalı varlığınız.” ve ekliyor. Polise duyulan güvensizliğin, özellikle de siyah insanlar arasında yaygın olduğu bir dönemde, bu üniformalar, memurların korumaları gereken topluluklarla ilişkilerini daha da zorlamaktadır.

ASKERİ ÜNİFORMALARIN PSİKOLOJİK ETKİSİ

Polis üniformaları sadece faydacı kıyafetler değildir; ceza adaleti akademisyenleri de o kıyafetlerin sembolik gücü yansıtmak üzere tasarlandıklarını söylüyorlar. Birzer, orijinal lacivert polis üniformasının güvenlik ve yetkinlik izlenimi vermek için tasarlandığını belirtirken, savaş üniformalarının ise şiddet potansiyelini işaret ettiğini belirtiyor. Birçok araştırma, vatandaşların geleneksel siyah veya mavi renklerle kaplı polis memurlarının, yeşil veya kamuflajlı askeri tarzda kıyafetler giyenlerden daha dostça ve daha dürüst olduğunu algıladığını öne sürmüştür.

Askeri tarz giysiler giyen polisin şiddetli davranma olasılığının daha yüksek olup olmadığı konusunda derinlemesine bir araştırma yapılmamıştır ancak Oregon Üniversitesi’nde bir psikoloji profesörü Robert Mauro, bunun iyi bir nedeni olduğunu söylüyor: Polis, bu teçhizatı protestolar gibi yüksek gerilimli durumlarda giyme eğilimindedir, bu da üniformanın mı, bağlamın mı davranışı yönlendirdiğini bilmeyi zorlaştırır. Ancak diğer psikolojik çalışmaları kullanarak Mauro, yüzü ve vücudu gizleyen üniformaların, kullanıcının şiddetli hareket etmesine neden olduğuna ifade ediyor. Aynı zamanda polis üniformaları, memurun adını bir rozet üzerinde gösterip, yüzlerini ve kafalarını açık bırakma eğilimindeyken, askeri tarz üniformalar onu giyen kişiyi tanımlamayı zorlaştırır. Bu durum, psikologların “kimlik belirsizliği” dediği şeye yol açar, bu da geçmişiniz ve geleceğiniz de dahil olmak üzere kendi kimliğinizle bağlantısız hissetmeniz anlamına gelir.

Mauro, “Ahlaki yetiştirme ve eylemlerinizin gelecekte nasıl bir etkisi olacağı ile bağlantınızı kaybedersiniz” diye açıklıyor. “Sonuç olarak durumsal baskıya karşı daha duyarlı olursunuz. Askeri üniformalar ahlaki davranışı engeller ve sizi şiddete doğru çeker.” Mauro, antropologların, yüzlerini ve vücutlarını daha fazla savaş boyalarıyla gizleyen kabilelerin şiddetli davranışlar sergileme olasılıklarının daha yüksek olduğunu belirttiklerini söyledi. Mauro, şiddetin her iki yönde de gidebileceğini söylüyor. Askeri tarzdaki bir üniformanın, subayı insani davranışlardan uzaklaştırıp, protestocunun kendisine karşı agresif bir şekilde hareket etmesini kolaylaştırması muhtemeldir. “Şimdi sahip olduğunuz meçhul bir düşman; artık insan değiller”diyor Mauro. Bir başka deyişle, savaş teçhizatı gergin bir protestoyu bir tehlikeli bir duruma dönüştürebilir.

Police officers wearing riot gear push back demonstrators outside of the White House, June 1, 2020 (JOSE LUIS MAGANA/AFP via Getty Images)

ASKERİLEŞTİRİLMİŞ POLİS VE SİYAH AMERİKANLAR

Polis güçleri tarafından kullanılan zırhlı araçlar ve polis zırhları savaşı andırıyorsa, bunun nedeni aslında bu ekipmanın bir kısmı Irak ve Afganistan’daki ABD kuvvetleri tarafından konuşlandırılıyor olmasıdır. 1990 yılında Kongre, fazla askeri teçhizatı devlet kolluk kuvvetlerine boşaltan 1033 Programını başlattı; 1997’de bu, yerel polis departmanlarını kapsayacak şekilde genişledi. O zamandan beri, giysiler de dahil olmak üzere 5.4 milyar dolarlık fazla askeri teçhizat yerel kolluk kuvvetlerine gitti. Taraftarlar, bu ekipmanın suç oranlarını azalttığına inanıyor. Ancak yeni araştırmalar başka bir hikaye anlatıyor. Michigan Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Kenneth Lowande, 1033 Programının envanter kayıtlarını analiz etti ve polise daha fazla askeri teçhizat vermenin “şiddetli suç veya memur güvenliği üzerinde tespit edilebilir bir etkisi olmadığını” buldu. Aynı zamanda, bu askeri tarz donanım tarihsel olarak polis tarafından renkli topluluklarda orantısız bir şekilde kullanılmıştır. Birzer, 1033 Programının başlangıcının uyuşturucu savaşıyla ilişkili olduğunu belirtiyor ve “Gerçekten polisi kamuflajda, karanlık SKÜ [savaş kıyafeti üniforması] ve gerçek bir militarist görünümde görmeye başladığımızda bu” diyor “Ve artık biliyoruz ki savaş fakir, azınlık mahallelerinde yapılmıştır.. Polisin bu topluluklara olan güveni geri kazanması uzun zaman alacaktır – ve son haftalarda gördüğümüz polis vahşeti, olayları sorunlara yardımcı olmuyor.”

2014 yılında, Missouri, Ferguson’daki polis ve protestocular arasındaki çatışmalardan sonra Başkan Barack Obama, polis teşkilatlarının askeri teçhizata erişmesini zorlaştırdı. Departmanların neden teçhizata ihtiyaç duydukları ve memurların bunu kullanmak için nasıl eğitileceği konusunda evrak doldurmalarını gerektiren bir yürütme emri imzaladı. Bu politika, 138 bombaatar ve 1.623 süngü de dahil olmak üzere birçok donanımı hatırlattığı için, dolaşımdaki ekipman miktarını etkili bir şekilde azalttı. Lowande’nin araştırması, bu değişikliğin suç oranlarını etkilemediğini ve polis teşkilatlarının askersizleştirilmesinde “aşağı yönlü risk” olmadığını düşündürdü. Trump, o zamandan beri bu düzenlemeleri geri aldı. Aslında, protestocularla etkileşimlerinde kolluk kuvvetlerinin “ezici güç” ve “tahakküm” ü kullanmalarını tweetleyerek karşıt tavır alıyor gibi görünüyor. Ancak, önümüzdeki yıllarda işler değişebilir. Geçtiğimiz hafta, Kongre’deki iki partili bir grup kolluk kuvvetleri tarafından aşırı güç kullanımı hakkındaki duruşmaları duyurdu ve bazıları 1033’te reform yapmak için çalışacaklarını söyledi.

Çevirmen: Nisa Özlem KAYA

KAYNAKÇA

https://www.fastcompany.com/90512090/the-twisted-psychology-of-militarized-police-uniforms?partner=rss

Önceki Gönderi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gönüllü Travma Ekibimiz Hakkında

“Travma bir güçsüzlük acısı, bir çaresizlik halidir.” diyor Judith Herman. Travma, ne kadar çok duyguyu, düşünceyi ve yaşanmışlığı içinde barındırıyor. Peki, nedir bu travma? Travma bizi nasıl etkiler? Travma ile nasıl başa çıkarız? Travma ile baş etmek için nasıl güçleniriz?